Sosyal medyanın yaygınlaşıp bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasıyla, neredeyse her şey tartışmaya açıldı. Öğretmenler Günü de bu durumdan nasibini aldı. Yıllardır 24 Kasım’da kutladığımız Öğretmenler Günü diye bir şey olmadığı, bunun “12 Eylülcülerin uydurması” olduğu “gerçek Öğretmenler Günü’nün” aslında başka bir gün olduğu yayılmaya başladı.
Devamını OkuKategori: Siyaset
-

Belleğimde Bir Türk Aydını
İkinci sınıftan üçüncü sınıfa geçtiğim yaz, 17 Ağustos Depremi olmuştu. Depreme Kumla’da yakalanmıştık. O dönem İstanbul’da yaşıyorduk ve yazların belirli kısımlarını Kumla’da geçiriyorduk. Deprem de öyle bir gecede meydana gelmişti. Neyse ki herhangi bir kaybımız olmadı. Tabii, günlerce sokakta, parklarda, çay bahçelerinde sabahladık. Depremin etkisinin ne kadar süreceğini bilmediğimiz için İstanbul’a hemen dönmedik. Okullar açıldığında Kumla’daydık. O gün de büyük bir artçı olmuş, okullar açıldığı gün tatil edilmişti. Ama eninde sonunda evimize döndük.
devamını oku -

Beyaz Yakalının Acıklı Öyküsü
Henüz üniversite öğrencisi olduğum yıllarda, belki de erken gazetecilik reflekslerimin bir sonucu olarak, fark etmeden etrafı daha dikkatli izlemeye başlamıştım. Nihayetinde bir gazeteci, baktığı her yerde bir haber, bir inceleme konusu görebilmeli.
devamını oku -

Nasıl Politize Olduk?
Türkiye ve dünyada olup bitenlerle ilgilenmeye başladığımda lise öğrencisiydim. Reşit olmama bir buçuk yıldan uzun süre vardı. 2007 yılının başlarıydı. O dönem Facebook henüz popülerleşmemişti. Evlerde internet yeni yaygınlaşıyordu. Akıllı telefonlar ise henüz hiç kimsede olmadığı için bilgiye ulaşmak hâlâ gazete, dergi ve kitap okuyarak, haber izleyerek mümkündü.
devamını oku
