Gemlik hızla büyüyen bir kent. Nüfus verilerine baktığımızda 2010 yılında, yani bundan 15 yıl önce, kentte 105 bin kişinin yaşadığını öğreniyoruz. Aradan geçen yıllarda Gemlik’in nüfusu 130 bin bandına geldi.
70’li yıllarda Gemlik’in nüfusunun 35 bin civarında olduğu belirtiliyor. Günümüze kadar kentin nüfusu dört katından fazla artmış. Peki bu nasıl olmuş?
Önce sanayileşme… Tabii İstanbul ve Bursa merkeze olan yakınlık, deniz kenti olmamız nedeniyle ulaşımın kolay olması, kentin doğal çekim gücü…
Bu çekim gücü beraberinde devam eden iç göçü getiriyor. Gemlikli olmak, Gemlik’in “yerlisi” olmak kavramını da üzerinde düşünülmesi gereken bir noktaya taşıyor.
Gemlikli kimdir? Ya da kimler Gemlik’in yerlisidir?
Osmanlı’nın son dönemlerinde Gemlik’te Rum nüfusun çoğunlukta olduğunu biliyoruz. Kurtuluştan sonra mübadele ile Rumlar kentten ayrıldı. Dolayısıyla Türkler kentin asli unsuru hâline geldiler.
Onlar da tabii ki Gemlik’te topraktan bitmiş insanlar değillerdi. Hepsi yurtlarını çeşitli sebeplerle terk edip Gemlik’e yerleşmiş ailelerdi; yani tarihin mağdurlarıydı.
Uzun yıllar boyunca Gemlik’e Anadolu’nun çok farklı yerlerinden insanlar gelip yerleştiler: Giritliler, Gürcüler, Tuncelililer, Giresunlular, Erzurumlular, Elazığlılar, Muşlular, Diyarbakırlılar, Karslılar, Ardahanlılar…
Şunu açıkça belirtmek gerekiyor: Bu ülkenin kimliğini cebinde taşıyan herkes istediği yerde yaşama ve çalışma özgürlüğüne sahip. Biz zaten bunun için Millî Mücadele’yi yapmadık mı?
Anadolu’nun farklı noktalarından gelen kitlelerin hem kent idaresinde ağırlıklarını koymak hem de geleneklerini yaşatmak için bir araya gelmeleriyle hemşehri grupları ortaya çıkıyor. Bu gruplar zamanla dernekleşiyor ve “hemşehri derneği” olarak kent hayatında yerlerini alıyorlar.
Burada özellikle vurgulamak istediğim nokta şu: Yöresel farklılıklar, kültürel zenginlikler varlıklarını sürdürse de Gemlik’te kendiliğinden oluşan “Gemliklilik” bilinci her geçen gün güçleniyor.
Gemlik’te doğmadım ama üniversitede nerelisin diye sorduklarında “Gemlikliyim” derdim. Hatta arkadaşlar bana Gemlik Milliyetçisi derdi.
Gemliklilik kapsayıcı bir tanım; üst kimlik olarak hepimizin ortak değeri. Türkiye’nin neresinden gelmiş olursa olsun, kendi memleketinin kültürünü yaşatmaya devam eden insanların hepsi, öyle ya da böyle, “Gemlik için” bir şeyler yapmak istiyor.
İster particilik ister dernekçilik ister spor kulübü yöneticiliği olsun; 81 farklı şehirden Gemlik’te bir araya gelmiş insanlar bu kentin menfaatleri için ortak paydada buluşabiliyor.
Kolay kolay rastlanılmayacak bir anlayış bu. Gemliklilik, birleştirici bir unsur ve bir üst kimlik şeklinde “doğal olarak” kabul görüyor.
Bunun da kentin gelişmesine, ilerlemesine ve büyümesine oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum.
Bu barış ve hoşgörü, birlikte yaşama arzusu, Gemlik’in en değerli varlığı.

Bir yanıt yazın